“Çok Su İçiyorum” Demek Yetmiyor: Sıcak Havalarda Böbrek Taşı Riskine Karşı Hayati Uyarılar

SİİRT / TEKHA

Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Miraç Ataman, kentte etkili olan aşırı sıcakların sıvı kaybını artırarak böbrek taşı oluşumu ve böbrek fonksiyonları açısından risk oluşturduğunu belirterek, günlük idrar miktarının 2 litrenin altına düşmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.

Sıcak Havanın Böbrek Sağlığı Üzerindeki Olumsuz Etkileri

Siirt’in coğrafi yapısı ve iklim koşulları sebebiyle böbrek taşı hastalığının sık görüldüğü illerden biri olduğunu kaydeden Ataman, yaz aylarında yüksek sıcaklık ve terlemeye bağlı sıvı kaybının bu riski daha da tırmandırdığını bildirdi. Sıcak havalarda yalnızca tüketilen su miktarına bakılmasının yeterli kalmadığını ifade eden Ataman, yoğun terleme yüzünden alınan sıvının önemli bölümünün vücuttan atıldığına dikkat çekti.

Ataman, “Kliniklerimize başvuran bir çok hastamız ‘Ben aslında çok su içiyorum’ diyor. Ancak Siirt sıcağında içilen suyun önemli bir kısmı terleme ve buharlaşma yoluyla kaybediliyor. Bu nedenle kriterimiz yalnızca içtiğimiz su değil, çıkardığımız idrar miktarı olmalı.” dedi.

Yetersiz Sıvı İdrarı Yoğunlaştırıp Kristalleşmeyi Hızlandırıyor

Böbrek taşı oluşumunun önlenmesinde yeterli idrar üretiminin önemini vurgulayan Ataman, günlük idrar miktarının 2 litrenin altına düşmesiyle idrarın yoğunlaşabileceğini ve minerallerin kristalleşme ihtimalinin artabileceğini belirtti.

Ataman, “Siirt halkı olarak bu 2 litre sınırına özellikle dikkat etmeliyiz. Günlük idrar miktarının en az 2 litre olmasını sağlayacak kadar sıvı tüketilmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Yaz mevsiminde üroloji polikliniğine başvuran hastalarda idrar yaparken yanma ve idrar miktarında azalma şikayetleriyle sık karşılaştıklarını dile getiren Ataman, vücudun susuz kalmasıyla idrarın daha yoğun hale geldiğini ve bunun idrar yollarında tahrişe yol açabileceğini belirtti. İdrar miktarındaki belirgin azalmanın dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Ataman, şikayetlerin sürmesi durumunda sağlık kuruluşuna başvurulmasını tavsiye etti.

Hassas Gruplar İçin Ek Sıvı Tüketimi Hayati Önem Taşıyor

Aşırı sıcaklardan özellikle yaşlılar ve hamilelerin daha fazla etkilenebileceğini işaret eden Ataman, yaş ilerledikçe susama hissinin azalabildiğini, bu nedenle yaşlı bireylerin susamayı beklemeden düzenli olarak sıvı tüketmesi gerektiğini hatırlattı. Yetersiz sıvı tüketiminin yaşlılarda böbrek fonksiyonlarının bozulması, taş ve enfeksiyon gibi sorunlara zemin hazırlayabileceğini aktaran Ataman, hamilelerin de sıvı tüketimine özel göstermesi gerektiğini belirtti.

Sıvı Dengesini Korumak İçin İdrar Rengi Takip Edilmeli

Vatandaşlara idrar rengini takip etmeleri önerisinde bulunan Ataman, koyu renkli idrarın yetersiz sıvı alımının göstergelerinden biri olabileceğini açıkladı. Sıcak günlerde terlemeyle kaybedilen sıvının da hesaba katılması gerektiğini bildiren Ataman, günlük sıvı tüketiminin kişinin sağlık durumu ve koşullarına göre artırılması gerektiğini paylaştı.

Suyun yanı sıra uygun durumlarda ayran gibi içeceklerin tercih edilebileceğini, aşırı tuzlu ve yoğun hayvansal protein içeren beslenmenin dengelenerek taze sebze ve meyve tüketimine ağırlık verilmesinin yararlı olacağını ifade eden Ataman, güneşin etkili olduğu saatlerde ağır fiziksel aktivitelerden mümkün olduğunca kaçınılmasını önererek sözlerini şöyle sürdürdü:

“İdrar yaparken yanma veya idrar miktarında belirgin azalma başladığında bunu ihmal etmemek gerekir. Sıvı alımı artırılmalı, şikayetler gerilemiyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Siirt’in aşırı sıcaklarında böbrek taşı riskini azaltmanın en önemli yollarından biri böbreklerin susuz kalmasını önlemektir.”

Ataman, vatandaşların sıcak yaz günlerinde yeterli ve düzenli sıvı tüketimine özen göstermelerini isteyerek açıklamasını tamamladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu